Navigation Menu+

Lükste yeni eğilim: “Az, çoktur”

Posted on Oca 16, 2009 by in Moda, Röportajlar | 0 comments

Trend analisti Anne Lise Kjaer, gelecekte lüks olacak trendleri ve tüketim şekillerini açıkladı.

Lüks tüketimi her dönemde, tüm şartlara rağmen büyümesine devam ediyor. Bir dönem kalite, nadirlik ve pahalılık üçgeni ile tanımlanan lüks kavramı şimdi yeni arayışlar içerisine giriyor. Kimi görüşlere göre lüks gelecekte ruh tatminine kayacak. Kesin olan bir şey var ki o da lüks markalar arasındaki rekabetin kızışacağı. Peki, lüks satın alan tüketiciler ne yapacak, neleri beğenir ve istiyor olacak? Bunu öğrenmek üzere, geçtiğimiz ay Marka Konferansı’na konuk olan Anne Lise Kjaer ile görüştük. Daha önce bir moda tasarımcısı olan Kjaer, bir trend analisti ve IKEA, Puma, Masterfoods, Sony ve Toyota gibi uluslararası firmalara hizmet veren ‘Kjaer Global’ adlı trend ajansının da kurucusu.

AD – Lüks kavramı değişiyor. Peki siz gelecekte lüks tüketiminin nasıl şekilleneceğini düşünüyorsunuz?

AK - Sanırım gerçek lüksün geleceği sınırlı sayıda ya da minimalizm olmasında değil, otantiklik anlamında “az, çoktur” kavramında saklı olacak. Batılı elit kesim çoktan ‘katolog lüksü’ kavramından bıkmış durumda. Bu kişiler, sınırlı sayıda üretilmiş ürünler, servisler ve bir kopyası yapılamayan deneyimler gibi gerçek şeyler istiyor. Kopenhag’da bulunan ‘Nimb’ adlı otel bunun en güzel örneklerinden biri bence. Bence hepimiz basit ve hafifletilmiş lükse geri dönüş olacağını göreceğiz. İnsanlar tıpkı bir yaşam deneyimi yaşamak gibi, daha az ama daha iyi şeylere yatırım yapacaklar. Ben bu kişileri ‘Yaşam Tarzı Küratörleri’ olarak tanımlıyorum. Onlar kendileri ile ilgili özel bir hikaye oluşturmak için yaşam tarzlarını da kendileri şekillendirecekler. Böyle bir görünümü yakalamak için yaratıcı kişilerden de belki yardım alacaklar. Sınırlı sayıda ürünlerin internet üzerinden satın alınması hala en önemli trendlerden biri olarak devam ediyor.
www.20ltd.com/pws/Home.ice adlı web sitesine bir bakmanızı öneririm. Onono’nun bufalo boynuzundan yapılma çerçeveye sahip olan ve abanoz ile ceviz köklerinden yapılma bir kutuda sunulan Alexander modeli gözlükleri, sadece 10 adet sınırlı sayıda üretilmiş ve bu web sitesinde 2.900 paunda satılmıştı. Buna benzer ürünler 20 ya da daha az sayıda üretiliyor ve buralarda anında tükeniveriyor.

Ancak, gerçek şu ki orta sınıfın hızla artmakta olduğu yeni şekillenen bir ekonomi, zaten gelecekteki pazar, vizyon ve ekonomilerimiz üzerinden derin bir etkiye sahip. Kişisel olarak ‘gerçek lüks nedir’ diye sormamız gerektiğini düşünüyorum. İnsanların sosyal statülerini göstermek için lüks markalara sahip olma istekleri gittikçe artıyor. Etiketleri, “Bunu satın alabilecek durumdayım,” diye bağırıyor. Lüks eskiden birkaç seçilmiş azınlık için üretilirken, artık herkes için üretiliyor. Orta sınıfın bu özlemleri nedeniyle lüks ürünlerin internet üzerinden indirimlerle satışının önemli bir trend haline geldiğini görüyoruz. Ancak bu pek de hayra alamet değil. Zira çok fazla kişinin aynı şeye sahip olması, o şeyin arzulanabilirliğini düşürür.

 

AD – Bu lüks tüketiminin yaygınlaşmasında bazı “prototiplerin” öne çıktığını görüyoruz. Modaya etkileri büyük. Sizce gelecekte de bu tarz örnekleri görmeye devam edecek miyiz?

AK - Kate Moss’u yıllardır bu şekilde görüyoruz, çünkü onun kendi has bir tarzı var ve çok da cesur. O hala, yaşına rağmen asi genç kızları temsil ediyor. Aynı şey Agyness Deyn için de geçerli; o gerçek bir ‘kidult’, yani çocuk gibi görünen bir yetişkin. Onun da kendine has bir tarzı var ve sokaktaki yeni genç ikon durumunda. Moda endüstrisi her zaman stil ikonlarını ya da stil uygulayıcılarını aramaya devam edecek. Bir sonraki yenilikleri aramaktan hiç vazgeçmeyeceğiz. 80′lerde Madonna ve Blondie vardı; 90′larda ise Linda Evangelista, Naomi Campel ve Christy Turlington gibi süper modeller George Michael’ın Freedom şarkısının video klibinde ölümsüzleşti. Çok az sayıda trend belirleyici var; ama zaten internetin gençler üzerindeki etkisi çok büyük. Bunun yanında ‘yetkili kadınlar dalgasından’ da söz etmek gerek. Bağımsız, kendisi ile bağları olan güçlü, dürüst ve aynı zamanda feminen kadınlar bunlar. Oprah Winfrey, Zaha Hadid ve Angelina Jolie bu yeni harika kadınlara örnek olarak verilebilir.

 

AD – Bugün, pek çok trendin oluştuğunu ama belirgin bir tanenin ortaya çıkmadığını görüyoruz. Bu durumda tasarım firmalarını geleceğe taşıyacak stratejiler nedir?

AK - Etrafımız, yaptıkları seçimler ve gösterdikleri tavırlarla bireyselliklerini ifade eden kişilerle dolu. Gerçek ihtiyaçlarını karşılamak, doğru ürün ve hizmetler sunmak için bu kişileri ve onların yaşam tarzlarını anlamak büyük önem taşıyor. Bugüne dek insanlarle bağlantıya geçmeden üretim yaptık. Bu sürdürülemeyen büyümenin sonuna gelindi. Artık yetkilendirme talep eden bu topluluğa kulak vermeliyiz. Yetkili bir marka olun: İlham verin, bligilendirin  ve tüketicinizi eğitin. İnteraktif olun: Fikirleri değiş tokuş yapın ve müşterilerinizle ilişkilerinizi sağlamlaştırmak için kişisel etkileşime izin verin. Sürdürülebilirliği uygulayın ve etik bir sese sahip olun. En önemlisi de insanlarla bağlantı kurmak için bir anlam ve duygusal deneyimler yaratın.

Röportaj: Arzu Dindar Kızıları

 

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>